Türkiye, teknoloji dünyasında çığır açacak bir gelişmeye ev sahipliği yapıyor. Uzun yıllardır bilim kurgu filmlerine konu olan, mesleklerin geleceğini kökünden değiştireceği öngörülen yapay zeka teknolojisi, şimdiye kadarki en iddialı projelerden biriyle ülkemizde test edilmeye başlandı. “BİLGE-AI” adı verilen bu sistem, özellikle tıp ve hukuk gibi insan zekasının ve tecrübesinin zirvede olduğu kabul edilen alanlarda şaşırtıcı sonuçlar ortaya koyarak, “Doktor ve avukatların pabucu dama mı atılıyor?” sorusunu gündeme getirdi. gazeteportal.com.tr olarak bu devrimsel projenin ilk sonuçlarını ve geleceğe dair ipuçlarını sizler için araştırdık.
BİLGE-AI Projesi: Türkiye’nin Yapay Zeka Hamlesi
TÜBİTAK destekli bir konsorsiyum tarafından geliştirilen BİLGE-AI, yerli ve milli imkanlarla oluşturulmuş bir derin öğrenme ve doğal dil işleme platformu. Projenin temel amacı, devasa veri setlerini analiz ederek insan benzeri muhakeme yeteneği sergilemek ve karmaşık problemlere saniyeler içinde çözümler üretmek. Sistem, milyonlarca anonimleştirilmiş hasta kaydı, tıbbi makale, kanun metni ve emsal mahkeme kararı ile eğitildi. Bu eğitim süreci, yapay zekanın hem tıbbi teşhis koyma hem de hukuki argüman geliştirme yeteneklerini inanılmaz bir seviyeye taşıdı.
Tıp Alanındaki İlk Sonuçlar Nefes Kesti
Projenin ilk denemeleri, İstanbul ve Ankara’daki iki büyük şehir hastanesinde gerçekleştirildi. BİLGE-AI, uzman doktorlardan oluşan bir kontrol grubuyla eş zamanlı olarak binlerce vakayı değerlendirdi. Sonuçlar, beklentilerin çok ötesindeydi.
Teşhis Başarısı İnsan Doktorları Geride Bıraktı
Özellikle radyoloji ve patoloji alanında yapay zekanın başarısı dikkat çekiciydi. Sisteme yüklenen binlerce MR, tomografi ve patoloji örneğini analiz eden BİLGE-AI, kanserli hücreleri ve nadir görülen hastalıkları tespit etmede %97’lik bir doğruluk oranına ulaştı. Aynı vakaları değerlendiren uzman doktorlardan oluşan kurulun ortalama teşhis başarısı ise %89 seviyesinde kaldı. Yapay zeka, insan gözünün kaçırabileceği en küçük detayları bile fark ederek erken teşhis konusunda devrim yaratma potansiyelini ortaya koydu.
Kişiselleştirilmiş Tedavi Planlaması
BİLGE-AI sadece teşhisle kalmadı. Hastaların genetik verilerini, yaşam tarzı alışkanlıklarını ve tıbbi geçmişlerini analiz ederek her bir birey için en uygun tedavi protokollerini önerdi. Standart tedavi yöntemlerinin dışına çıkarak, ilaçların olası yan etkilerini ve hastanın genetik yapısına göre başarı oranlarını hesaplayabilen sistem, kişiselleştirilmiş tıp çağının kapılarını araladığını gösterdi.
Hukuk Dünyasında Ezber Bozan Gelişmeler
Projenin hukuk ayağında ise Adalet Bakanlığı ile yapılan iş birliği çerçevesinde Yargıtay’ın devasa içtihat arşivi kullanıldı. BİLGE-AI, on binlerce dava dosyasını inceleyerek hukuki sonuçları tahmin etme ve hukuki metinler hazırlama konusunda test edildi.
Dava Sonucu Tahmininde Şaşırtan İsabet
Yapay zekaya, sonuçları önceden bilinen 5.000 adet dava dosyası verildi. Dosyadaki delilleri, tarafların argümanlarını ve ilgili kanun maddelerini analiz eden BİLGE-AI, davaların nihai sonucunu %94 gibi inanılmaz bir isabet oranıyla doğru tahmin etti. Bu oran, en tecrübeli hukukçuların bile öngörülerinin oldukça üzerinde bir başarıyı temsil ediyor. Bu teknoloji, gelecekte dava stratejilerinin belirlenmesinde avukatların en büyük yardımcısı olabilir.
Saniyeler İçinde Dilekçe ve Sözleşme Hazırlama
Bir diğer testte ise sistemden belirli bir hukuki durum için dava dilekçesi, temyiz başvurusu veya ticari bir sözleşme hazırlaması istendi. BİLGE-AI, gerekli tüm yasal unsurları içeren, mantıksal tutarlılığa sahip ve hatasız metinleri dakikalar içinde oluşturdu. Bu yetenek, avukatların ve hukuk bürolarının iş yükünü önemli ölçüde azaltma potansiyeli taşıyor.
Uzmanlar Ne Diyor: Gelecekte Bizi Ne Bekliyor?
Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız uzmanlar, teknolojinin getireceği değişim konusunda hemfikir. İstanbul Barosu’ndan bir yetkili, gazeteportal.com.tr‘ye yaptığı açıklamada, “Bu teknoloji avukatları yok etmeyecek, ancak dönüştürecek. Rutin işleri yapay zekaya devreden avukatlar, strateji geliştirme, müvekkil ilişkileri ve etik muhakeme gibi insani yeteneklere daha fazla odaklanacak.” dedi. Tıp dünyasından uzmanlar ise yapay zekanın bir “ikinci görüş” ve “süper asistan” olarak hekimlerin en büyük destekçisi olacağını vurguluyor. Ancak verilerin güvenliği ve yapay zekanın vereceği kararların nihai sorumluluğunun kimde olacağı gibi etik tartışmalar da şimdiden başlamış durumda. Bu devrimsel gelişmenin tüm detaylarını ve toplumsal etkilerini olarak yakından takip etmeye devam edeceğiz.
