İzmir‘de yaşanan ve binlerce vatandaşı yakından ilgilendiren bir gelişmeyle, mahkemelerden emsal niteliğinde bir karar çıktı. Gecekondusuna yaptığı ekleme nedeniyle hem adli hem de idari para cezasına çarptırılan bir vatandaşın, belediye tarafından kesilen yüksek meblağlı imar cezası, yargı tarafından iptal edildi. Bu karar, aynı eylemden dolayı iki kez cezalandırılamayacağı ilkesini bir kez daha gündeme taşıyarak, vatandaşların hukuki haklarını koruma altına alıyor.
Aynı Fiilden İki Kez Cezalandırma Olmaz İlkesi Vurgulandı
Karabağlar ilçesinde ikamet eden ve evine ruhsatsız ekleme yaptığı gerekçesiyle problematic durumla karşı karşıya kalan K.F. isimli vatandaş, Karabağlar Belediyesi tarafından yıkım kararı ve 980 bin TL’lik idari para cezası ile cezalandırılmıştı. Aynı zamanda savcılığa yapılan suç duyurusu üzerine, mahkeme tarafından verilen hapis cezası da para cezasına çevrilmişti. Ancak vatandaşın avukatı Mehmet Harun Elçi aracılığıyla idare mahkemesine başvurduğu davada, mahkeme evrensel hukuk prensibi olan ‘non bis in idem’ (aynı fiilden dolayı iki kez ceza verilemez) kuralını göz önünde bulundurarak belediyenin kestiği idari para cezasını hukuka aykırı bularak iptal etti. Bu karar, idari yaptırımların adli cezalarla çakışması durumunda vatandaşın mağduriyetini önlemeyi hedefliyor.
Vatandaşlar Hukuki Yollara Başvurmaktan Çekinmemeli
Bu önemli kararı değerlendiren Avukat Mehmet Harun Elçi, kararın geniş kitleler için emsal teşkil ettiğini belirtti. Elçi, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 184. maddesi uyarınca imar kirliliğine neden olmaktan adli cezalandırma alan bir şahsa, aynı eylemden dolayı idari yoldan tekrar ağır para cezaları kesilmesinin hukuki olmadığını vurguladı. Mahkemelerin bu tür çifte standartlı cezalandırmaları iptal etme eğiliminde olduğunu belirten Elçi, vatandaşları hak arama konusunda cesaretlendirdi.
Avukat Elçi, özellikle dar gelirli vatandaşların yüz binlerce liralık imar cezası ile karşı karşıya kalarak mağdur edildiğini ifade etti. Kaçak yapılaşmanın her zaman rant odaklı olmadığını, bazen zorunluluklardan veya bilgi eksikliğinden kaynaklanabildiğini söyledi. Bu nedenle, belediyeden encümen kararı tebliğ alan vatandaşların vakit kaybetmeden hukuki süreci başlatmalarının önemine dikkat çekti. Elçi, “Vatandaşlarımızın bilinçli olmalarını, kendilerine tebliğ edilen encümen kararlarına karşı idare mahkemelerinde iptal davası açmalarını öneriyorum. Aldığımız bu emsal karar, vatandaşların çifte cezalarla mağdur edilmesinin önüne geçen, hukuk devletini güçlendiren bir karardır” diyerek sözlerini tamamladı. Bu gelişme, İzmir’deki imar hukuku açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
